Azgınlığı Durdurmanın 38 Psikolojik Yolu ve Cinsel Gerginliği Hızla Azaltmak
Azgınlık nasıl durdurulur? Dürtülerin nedenlerini öğren, zihnini sakinleştirmenin bilimsel ve pratik yollarını hemen keşfet.

“Şu an neden bu kadar azgınım ve bunu nasıl hemen durdurabilirim?” diye düşünüyorsan, yalnız değilsin. Gel, dürtülerini sakin sakin ele alalım.
“Azgınlığı nasıl durdururum?” diye Google’a düşmüşsen, büyük ihtimalle bedenin alarm modunda, zihnin biraz sisli ve açık konuşayım… hissettiklerinden ya da birazdan yapabileceklerinden pek de gurur duymuyorsun. Sorun değil, bunu yaşayan tek kişi sen değilsin. Ben de oldum.
Cinsel istek aniden tavan yaptığında ve aklından başka hiçbir şey geçmez hâle geldiğinde, bu durum sadece “istek duymak” olmaktan çıkıyor. Odak dağılıyor, motivasyon düşüyor, geceleri uyku bile haram olabiliyor. Tanıdık geldi mi?
Biyolojik açıdan bakınca bu tamamen normal. Beynindeki ödül sistemi — evet, o meşhur dopamin — görevini yapıyor. Sorun şu ki bazen bu sistem bir tık fazla iyi çalışıyor. Ve o dürtü gününü (ya da geceni) ele geçirmeye başladığında, onu kontrol altına almak istemen son derece makul.
İşin ilginç tarafı şu: Psikolojiye göre bir düşünceyi bastırmaya çalışmak — mesela cinsel dürtüyü — çoğu zaman onu daha da güçlendiriyor. Buna İronik Süreçler Teorisi deniyor. Yani “sakın düşünme” dedikçe, beyin inadına düşünüyor. O yüzden azgınlık yokmuş gibi davranmak yerine, onu yönetmeyi öğrenmek çok daha akıllıca bir hamle.
Kaynak:
D. M. Wegner (1994) – Zihinsel Kontrolün İronik Süreçleri
İster hızlı bir rahatlama arıyor ol, ister “ben bu isteğin köküne inmek istiyorum” de… azgınlığı durdurmanın hem anlık hem de uzun vadeli yollarını burada net net konuşacağız.
Peki Ben Neden Sürekli Bu Kadar Azgınım?
Bu hisleri yaşamak sandığından çok daha yaygın. Ama işin arkasındaki nedenleri anlamak, durumu kontrol altına almanın ilk adımı. Bana sorarsan, “neden” sorusu her şeyin kilidi.
Araştırmalar gösteriyor ki libido; hormon döngüleri, beyindeki nörotransmitter değişimleri, stres seviyesi ve hatta ekranlara maruz kalma gibi pek çok faktörden etkileniyor. Yani olay sadece “canım istedi” meselesi değil.
Kaynak:
Bittoni ve ark. (2022) – Cinsel İsteğin Paradoksal ve Doğrusal Olmayan İlişkileri
Düşünsene… Gün boyu sosyal medyada gezmişsin, stres tavan, uyku desen düzensiz. Beyin zaten uyarılmış durumda. Üstüne bir de yalnızsan, bedenin “tamamdır, harekete geçiyoruz” diye sinyal yakıyor. Bu noktada azgınlık neredeyse otomatik pilotta devreye giriyor.
Şimdi gel, cinsel isteğinin neden bazen kontrolden çıkmış gibi hissettirdiğini daha yakından inceleyelim.
1. Hormonal dalgalanmalar
İşin merkezinde çoğu zaman hormonlar var. Erkeklerde testosteron, kadınlarda ise östrojenin bir formu olan estradiol, libidoyu ciddi şekilde etkileyebiliyor. Yani bazen hissettiklerin tamamen biyolojik bir dalgalanmanın sonucu.
Kaynak:
Testosteron ve estradiolün libido üzerindeki etkisi
Mesela kadınlar yumurtlama döneminde cinsel istekte belirgin bir artış fark edebiliyor. Erkeklerde ise bu dalgalanmalar gün içinde bile değişebiliyor. Sabah başka, akşam bambaşka biri gibi hissetmen tesadüf değil.
Bir de stres meselesi var. Çoğu insanda stres libidoyu düşürür ama bazı bünyelerde tam tersi olur. Kortizol yükseldiğinde beden, bunu bir “baş etme yöntemi” olarak cinsel istekle telafi etmeye çalışır. Yani vücut, “bana biraz dopamin lazım” diye sinyal gönderiyor olabilir.
Kaynak:
Chrousos, G.P. (2009) – Stres ve stres sistemi bozuklukları
2. Yeni ve heyecanlı bir romantik ilgi
Hayatına yeni giren biri varsa ve bu kişi kalbini (ve başka yerlerini 😄) kıpırdatıyorsa, beyindeki nörotransmitter’lar adeta çılgınlar gibi çalışmaya başlar. Vücut resmen “hazırlanın, yakınlaşma geliyor” moduna geçer.
Bu, beynin türün devamını sağlamak için geliştirdiği doğal bir mekanizma. Ama kabul edelim, seks her zaman üreme odaklı değildir. Bazen sadece keyif, yakınlık ve eğlence içindir. Ve bunda utanılacak hiçbir şey yok.
3. Libidodaki doğal farklılıklar
Bazı insanların cinsel isteği biyolojik olarak daha yüksektir. Genetik yapı, yetiştirilme tarzı, geçmiş deneyimler… Hepsi bu denklemde rol oynar.
Eğer kendini bildin bileli biraz daha “yüksek voltajlı” biriysen, bugün hissettiklerin için “bende bir sorun mu var?” diye paniğe kapılmanın hiçbir anlamı yok. Büyük ihtimalle sadece sensin. Olduğun hâlinle.
4. Aşırı uyarılma
İlginç ama gerçek: Sık mastürbasyon yapmak, bazı insanlarda cinsel isteği azaltmak yerine artırabiliyor. Çünkü her seferinde salınan nörotransmitter’lar, beyni o haz hissini tekrar tekrar istemeye koşulluyor.
Yani beyin küçük bir ödül aldıysa, “bir tane daha” demeye başlıyor. Tıpkı bir dizinin “sadece bir bölüm daha” tuzağı gibi.
5. Dijital uyarılma bombardımanı
Günümüzde erotik tetikleyicilerden kaçmak neredeyse imkânsız. TikTok’ta thirst trap’ler, flört uygulamalarında sonsuz kaydırma, Reddit’te NSFW girdapları… Beyin resmen kuşatma altında.
Bu tür içeriklerden gelen minik ama sürekli dopamin dozları, beynin ödül sistemini yeniden kabloluyor. Sonuç? Normalde hissetmeyeceğin zamanlarda bile azgın hissetmeye başlıyorsun.
Kaynak:
Kühn & Gallinat (2014) – Pornografi tüketimiyle ilişkili beyin yapısı
Daha kötüsü şu: Bu aşırı uyarılma, zamanla beynin ödül merkezini köreltiyor. Aynı heyecanı hissetmek için daha fazla uyarana ihtiyaç duymaya başlıyorsun. Kısır bir döngü… ve açık söyleyeyim, en sağlıklısı ara vermek, dijital detoks yapmak ya da en azından ne tükettiğinin farkında olmak.
İster hormonlar olsun, ister stres, ister gece yarısı yapılan bitmek bilmeyen scroll’lar… Bu hislerin tek bir nedeni yok. Ve bu durum, sende bir sorun olduğu anlamına da gelmiyor. Sadece bedenini ve zihnini biraz daha yakından tanıma zamanının geldiğini gösteriyor.
Azgınlığın Kontrolden Çıktığını Nasıl Anlarsın?
Önce şunu netleştireyim: Kafanın içindeki o utandırıcı ses var ya, hani “böyle hissetmen yanlış” diyen… onu şimdilik sustur. Azgınlık ve cinsel istek son derece normal duygular. Hatta bu his seeeeeeni rahatlatacak biri yokken bile 😏 Evet, o zamanlar da.
Ama hayatta her şeyde olduğu gibi bunda da bir “fazlası” var. Ara sıra azgın hissetmek, sık mastürbasyon yapmak başka bir şey… cinsel isteğin hayatının direksiyonuna geçmesi bambaşka bir şey.
Şimdi dürüst olalım. “Acaba benim libido biraz kontrolden mi çıktı?” diye düşünüyorsan, aşağıdaki işaretlere dikkat et. Bunlardan birkaçını kendinde görüyorsan, durup bir nefes almak iyi olabilir.
1. Aklını başka hiçbir şeye veremiyorsun. İş, okul, günlük hayat… hepsi arka planda kalmış durumda.
2. Sürekli streslisin ve ancak seks yaptığında ya da mastürbasyonla rahatlayabiliyorsun. Başka hiçbir şey işe yaramıyor.
3. Cinsel isteğin yüzünden ilişkilerinde sorunlar yaşamaya başladın. Karşındaki kişi “bir dur artık” modunda.
4. Gününün ciddi bir kısmını cinsel gerilimi nasıl boşaltacağını düşünerek geçiriyorsun. Fark etmeden tüm planlar bunun etrafında dönüyor.
5. Pornoya veya mastürbasyona bağımlı hâle geldiğini hissediyorsun. Yapmadığında huzursuz oluyorsun.
Azgınlığı Nasıl Durdurursun ve Zihnini Nasıl Sakinleştirirsin?
Eğer hissettiklerin seni gerçekten rahatsız ediyorsa ve seks ya da mastürbasyon artık o kaşıntıyı bile geçirmiyorsa, evet… durup “ben bunu kontrol altına almalıyım” deme zamanı gelmiş olabilir.
İyi haber şu: Azgınlığı azaltmanın ve zihni sakinleştirmenin yolları var. Aşağıdaki yöntemleri dene; büyük ihtimalle kısa sürede daha dingin bir ruh hâline geçeceksin.
1. Duş al
Hani eskilerin bir lafı vardır: “Azınca soğuk su.” Efsane mi, gerçek mi? Açık konuşayım, soğuk duşun azgınlık üzerindeki etkisi kişiden kişiye ciddi şekilde değişiyor.
Kimi “oh be, resetlendim” diyor. Kimi “eh işte” diye omuz silkiyor. Hatta bazıları için tam tersi etki yapıyor. Sonuçta ıslak, çıplak ve vücuduna dokunurken durmak… e bazı dürtüleri daha da davet edebiliyor 😅 Yine de denemeye değer.
Etkililik puanı: %50
2. Egzersiz yap
Freud’a yakın duran biri de, Yeni Çağ felsefesine göz kırpan biri de sana şunu söyleyebilir: Yoğun cinsel dürtüler, bastırılmış bir enerjinin dışa vurumudur.
Kaynak:
Freudcu psikoloji üzerine çalışmalar
Kaynak:
Libido dönüşümü – Jung yaklaşımı
Normal şartlarda bu enerjinin “doğal boşaltımı” seks olarak görülür. Ama olay sadece o değil. Bu enerjiyi başka bir yere yönlendirmek de mümkün.
Yani bir dahaki sefere azgınlık bastığında, yatak yerine eşofmanı seç. 20 tur koş, spor salonuna git, kum torbasına giriş. Klinik çalışmalar, egzersizin cinsel uyarılmayı ve zihne üşüşen dürtüsel düşünceleri azalttığını gösteriyor.
Kaynak:
Koukounas ve ark. (1997) – Egzersizin cinsel uyarılma üzerindeki etkisi
Hem gerginlik boşalıyor, hem beyin başka şeye odaklanıyor. Bonus? Zaten sonrasında o kadar yoruluyorsun ki azgınlık düşünecek hâlin kalmıyor.
Etkililik puanı: %80
3. Cinsel enerjiyi dönüştür (Sexual Transmutation)
“Bu kadar cinsel enerjiyi daha faydalı bir şeye çeviremez miyim?” diyorsan, hoş geldin: cinsel enerji dönüşümü.
Cinsel enerji biriktiğinde, net düşünmek zorlaşır. Üretkenlik düşer, hata yapma ihtimali artar. Ama işin güzel tarafı şu: Bu enerjiyi doğru yere yönlendirdiğinde ortaya çıkan sonuçlar gerçekten şaşırtıcı olabilir.
“Transmutasyon” dediğimiz şey, bir enerji türünü alıp başka bir şeye dönüştürmek demek. Yani bu enerji seni rahatsız edeceğine; yaratıcılığa, üretime, hedeflerine yakıt olabilir.
Özetle: Azgınlığa küfretmek yerine, onu işe koş. İnan bana, bu yaklaşım oyunu değiştiriyor.
Etkililik puanı: %40 – %100
4. Beslenme düzenini değiştir
Afrodizyakların libidoyu artırdığı söylenir ya… işin diğer yüzü de var. Bazı yiyecekler, tam tersine cinsel isteği aşağı çeker.
Şunu baştan söyleyeyim: Bunlar “hapı yuttum, bir saat sonra etki etti” tarzı çözümler değil. Eğer cinsel isteğinin fazla olduğunu hissediyorsan, bu besinleri beslenmene yavaş yavaş eklemen gerekebilir. Yani sabır işi.
Gazlı içecekler – İçeriğinde sudan çok şeker olan bu içecekler vücudu susuz bırakır ve genel olarak kendini pek de iyi hissettirmez. Hal böyle olunca libido da doğal olarak düşer. Azgın hissediyorsan, evet… biraz sağlıksız içecek gömmek kısa vadede işi görebilir.
Konserve gıdalar – Bu yiyeceklerin raf ömrünü uzatmak için içerdikleri yüksek sodyum ve potasyum, sadece cinsel isteği baltalamakla kalmaz; bonus olarak erkeklerde meninin tadını da rezalet hâle getirir. Yani libido açısından pek dost canlısı değiller.
Soya ve peynir – Soya ürünleri ciddi bir fitoöstrojen kaynağıdır, peynir ise bol miktarda ksenoöstrojen salgılar. Bunlar ne yapar? Libidoyu yöneten hormonal dengeyle güzelce oynar.
Kaynak:
Fitoöstrojenlerin hormonal etkileri
Yani “ben biraz sakinleşmek istiyorum” diyorsan, bu ikiliyi tabağına biraz daha cömert koyman şaşırtıcı derecede işe yarayabilir.
Yağlar ve kızartmalar – Evet, yağlı yiyecekler lezzetlidir ama vücudu serbest radikallerle doldurur ve hormonal dengeyi alt üst eder. Azgın mısın? Kendine çift katlı, bol pastırmalı bir cheeseburger ısmarla. İştah doyurur, libidoyu söndürür.
Alkol ve kahve – İkisini birlikte aldığında ortaya çıkan etki tam bir “libido söndürücü”dür. Alkol genelde afrodizyak sanılır ama gerçekte tam tersini yapar. Zihni dağıtır, performansı düşürür, isteği de beraberinde aşağı çeker.
Etkililik puanı: %80 (ama sonuçlarına katlanmayı göze alarak)
5. Olduğu gibi boşalt: Mastürbasyon
Bazen dürüst olmak gerekir: Başka çaren yoktur. Zihin sisli, düşünceler darmadağın, kan akışı bambaşka yerlere yönelmiş, beyin ise resmen “ben yokum” demiştir.
Eğer hiçbir şeye odaklanamıyorsan, kendine kızma. Utanma da. Sakin bir yere geç, yalnız kal ve bu gerilimi boşalt. Bazen en pratik çözüm, en basit olandır.
Unutma, her zaman kendini kontrol edeceğin başka bir gün, başka bir an var. Bu bir yenilgi değil, sadece kısa bir mola.
Etkililik: %100
6. Modu yerle bir et: Erotik olmayan her şey serbest
Bazen azgınlık, kafanın içinden geçen düşünceler yüzünden ortaya çıkar. Nasıl ki kötü bir an tüm havayı söndürüyorsa, bazı şeyler de cinsel modu anında öldürür.
Yani dürtüler kabardığında, tam tersine giden şeyler yaparak onları bastırabilirsin.
Komedi izle, oku ya da dinle – Gülmek her zaman iyidir… yatak odası hariç 😄 Sevdiğin bir sitcom’u açmak, dikkati anında seksten başka bir yere çeker.
Daha depresif bir şey de seçebilirsin – Hepimiz hayatımızın bir döneminde çökkün hissettik. Ve kabul edelim, moral sıfırken seks en son akla gelen şey olur. Depresyon sırasında aktif olan beyin bölgeleri, cinsel isteği yöneten kısımları adeta kapatır.
Korkutucu içerikler bile işe yarar – Ani bir jump scare sahnesi, bütün havayı bir saniyede söndürür. Gerçekten. Deneyen çok.
Etkililik puanı: %70 – %80
7. Fiziksel duyusal uyarım (acı değil, farkındalık)
Önce net olayım: Kendine zarar vermekten bahsetmiyorum. Ama şunu da saklamayayım; güçlü bir fiziksel duyum, zihni aniden başka bir yere çekebilir ve azgınlık hissini dağıtabilir.
Buradaki mantık çok basit. Beyin aynı anda iki yoğun sinyale odaklanmakta zorlanır. O yüzden ani bir duyusal farkındalık — mesela soğuk bir şey tutmak, yüzünü yıkamak, kısa bir kas sıkma egzersizi yapmak — zihni “şu an”a geri getirir.
Bu biraz kulağa saçma gelebilir ama bazı anlarda işe yarar. Özellikle “acil durum” hissi varsa, denemeye değer bir yöntemdir.
Etkililik puanı: %40
8. Meditasyon
Azgınlık sadece bedensel bir durum değil; aynı zamanda güçlü bir zihin hâlidir. Budist öğretiler de bunu söyler: Zihinsel disiplin, arzular üzerinde ciddi bir kontrol sağlar.
Farkındalık (mindfulness) ve meditasyon pratikleri, cinsellikle ilgili zihinsel takıntıyı azaltır ve odağı güçlendirir. Yani düşünceler seni sürüklemek yerine, sen düşünceleri izlemeye başlarsın.
Kaynak:
Ciaurriz Larraz ve ark. (2024) – Mindfulness temelli müdahaleler ve cinsellik
Bu arada keşiş olmana gerek yok. Meditasyonun temel şartı; sessiz bir ortam, birkaç dakika ve zihni boş bırakmaya niyet etmek. Hepsi bu.
Etkililik puanı: %75
9. Ona bir zaman ayır
Eğer “azgınlığı tamamen durduramıyorum” diyorsan, belki de ilk adım onu takvimine koymaktır. Evet, kulağa garip geliyor ama mantığı var.
Bunu yaptığında, zihnindeki dürtüyü bastırmış olmuyorsun. Sadece ona “sırası var” diyorsun. Bu da gün içinde gelen düşünceleri ertelemeyi kolaylaştırıyor.
Net olayım: Bu kesin çözüm değil. Ama kontrol kasını güçlendirmek için bir başlangıç olabilir.
Etkililik puanı: %0 (çünkü sorunu çözmez, sadece erteler… ama bir yerden başlamak da önemlidir)
10. Bilişsel dikkat dağıtıcılar kullan
Zihni, ciddi odak isteyen aktivitelerle meşgul etmek azgınlığı azaltmanın en etkili yollarından biridir. Bulmaca çözmek, ağır bir kitap okumak, strateji oyunlarına dalmak gibi.
Buradaki kilit nokta şu: Beyni “meşgul” değil, gerçekten “meşgul eden” bir şeye sokmak.
Bilişsel dikkat dağıtma teknikleri, dürtü kontrolünde sıkça kullanılan yöntemlerdir ve cinsel uyarılmayı azaltmada etkilidir.
Kaynak:
Meana ve ark. (2006) – Bilişsel dikkat dağıtmanın cinsel uyarılma üzerindeki etkisi
Zihin problem çözmeye geçtiğinde, bedensel hisler otomatik olarak arka plana düşer. Bu da cinsel gerilime kısa ama etkili bir mola sağlar.
Etkililik puanı: %60
11. Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) Pratiği Yap
Meditasyon, mindfulness’ın sadece bir parçasıdır. Asıl sihir, gün içindeki anlara gerçekten odaklanabildiğinde başlar. Yürürken yürüdüğünü fark etmek, yemek yerken gerçekten tadına bakmak, yani “an”da olmak…
Bu farkındalık hali, zihnin sağa sola sapmasını ve dikkat dağıtan cinsel dürtülerin şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.
Etkililik oranı: %75
12. Derin Nefes Al
Kelimenin tam anlamıyla bir nefes al! Küçük bir nefes egzersizi yapmayı dene. Burnundan derin bir nefes al, birkaç saniye tut ve sonra sanki fırından yeni çıkmış anneanne kurabiyesini soğutuyormuş gibi yavaşça ver.
Bu basit hareket sadece ciğerlerini değil, zihnini de rahatlatır. Vücut sakinleştiğinde cinsel gerginlik de çoğu zaman peşinden gelir.
Etkililik oranı: %40
13. Uyarıcıları Azalt
Kafein ve şeker tüketimini biraz kısmak işe yarayabilir. Bu maddeler vücudun genel uyarılma seviyesini artırır ve dolaylı olarak libido ateşini harlayabilir.
Daha dengeli bir enerji seviyesi, daha kontrol edilebilir dürtüler demektir.
Etkililik oranı: %50
14. Tetikleyicilerden Uzak Dur
Seni neyin tetiklediğini fark etmeye çalış. Bazı müzikler, filmler, sosyal medya içerikleri, hatta belirli mekânlar ya da kokular bile buna sebep olabilir.
Tetikleyicileri tanımak ve mümkünse onlardan uzak durmak, mümkün değilse zihinsel olarak hazırlıklı olmak kontrolü ciddi anlamda artırır.
Etkililik oranı: %90 (tetikleyicileri gerçekten tanıyıp kaçınabilirsen)
15. Kaliteli Uyku Al
Uykusuzken her şey daha cazip görünür, değil mi? Buna cinsel dürtüler de dâhil. Çünkü uykusuzluk, beynin “bana dopamin ver” diye bağırmasına neden olur.
Azgınlığı azaltmak istiyorsan bazen çözüm sandığından basittir: biraz daha erken yatmak. İyi bir uyku, dürtü kontrolünde gizli bir süper güç gibidir.
Etkililik oranı: %75
16. Konuş
Kulağa zor gelse de, bu duyguları güvendiğin biriyle paylaşmak ciddi bir rahatlama sağlar. Bir arkadaş, partner ya da bir terapist…
Bazı dürtüler, sadece dile getirildiğinde bile gücünü kaybeder.
Etkililik oranı: %100 (özellikle bir terapistle çalışıyorsan)
17. Progresif Kas Gevşetme (PMR)
Progresif kas gevşetme, kaslara kısa bir “sık–bırak” molası vermek gibidir. Ayaklardan başla, yukarı doğru ilerle.
Her kas grubunu birkaç saniye olabildiğince sık, sonra tamamen bırak. Kaslar gevşedikçe beden de zihni sakinleştirir.
Bonus etkisi olarak, bu yöntem cinsel gerginliği azaltmada da işe yarayabilir.
Etkililik oranı: %40 – bazı kişilerde sakinleştirirken bazılarında tam tersi etki yapabilir.
18. Mini Dopamin Detoksu Dene
Eğer sürekli uyarılıyorsan ve libido “full gaz” modundaysa, küçük bir dopamin reseti şart olabilir.
24–48 saat boyunca porno, sosyal medya, flört uygulamaları ve abur cubur gibi yüksek ödüllü uyaranlara ara ver.
Araştırmalar, bu tür dopamin tetikleyicilerini azaltmanın kompulsif dürtüleri düşürdüğünü gösteriyor. Kaynak: Lembke, 2021 – Dopamine Nation
Hatta “hafif” bir detoks bile (1 gün TikTok ve yetişkin içerik yok) kontrol hissini artırabilir.
Etkililik oranı: %80 (gerçekten uyabilirsen)
19. 10 Dakika Erteleme Tekniğini Kullan
Beynine “hayır” deme, sadece “henüz değil” de.
Dürtü geldiğinde 10 dakikalık bir zamanlayıcı kur ve o sürede dikkatini tamamen başka bir şeye ver.
Çoğu zaman dürtü, beslenmediğinde gücünü kaybeder. Bu yöntem, BDT’deki “dürtü sörfü” tekniğiyle birebir örtüşür.
Kaynak: Bowen et al., 2009
Etkililik oranı: %85
20. Ellerini (ve Gözlerini) Meşgul Tut
Azgınlık döngüsünün büyük kısmı boş kalan eller ve başıboş gezen gözlerden çıkar.
Çizim yap, oyun oyna, temizlik yap, bir şeyler inşa et, stres topu sık… Dokunsal uğraşlar sinir sistemini başka yöne çeker.
Görsel tetikleyicilerden de uzak durursan, sakinleşme ihtimalin ikiye katlanır.
Etkililik oranı: %70
Neden Bu Kadar Azıyoruz?
İnsanlık, arzu denen şeyin gizemini yüzyıllardır hem merak etti hem de sorguladı. Eğer sen de zaman zaman “Ben neden sürekli azıyorum?” diye düşünüyorsan, yalnız değilsin.
Azgınlığı bastırma ya da cinsel gerginliği azaltma yollarına geçmeden önce, bu dürtülerin arkasında nasıl bir sistem çalıştığını anlamak önemli.
1. Limbik beyin: Arzunun karargâhı
Limbik sistem (Kaynak), yani beynin duygusal merkezi, arzu da dâhil olmak üzere hislerimizin ana kontrol noktasıdır. Bu sistemin içinde özellikle hipotalamus ve amigdala başrol oynar.
Hipotalamus: Küçük ama etkisi büyük bir merkezdir. Hipofiz bezine sinyaller göndererek hormonları düzenler. Bu hormonlar da doğrudan cinsel isteği etkiler (Kaynak). Bir anda gelen o heyecan dalgası var ya… İşte onun arkasında genelde hipotalamus vardır.
Amigdala: Duygular, hayatta kalma içgüdüleri ve anılarla ilgilenir. Bazen bir şarkı çalar ve seni eski bir sevgiliye ışınlar. Ama bu, gece 02.00’de mesaj atman gerektiği anlamına gelmez 😄
2. Nörotransmitterler: Şehvetin kimyasal elçileri
Dopamin: Genelde “haz hormonu” olarak bilinir. Sevdiğin ya da çekici bulduğun birinin yanındayken hissettiğin o keyifli yükselişin sebebi dopamindir. Seviyesi yükseldikçe cinsel istek de artabilir.
Serotonin: Ruh hâlini düzenler. Düşük serotonin seviyeleri bazı durumlarda libidonun artmasına yol açabilir. Kısacası, ne kadar azgın hissettiğin büyük ölçüde dopamin ve serotonin dengesine bağlıdır.
3. Evrimsel bakış açısı: Üreme ama kontrollü!
Evrimsel açıdan bakıldığında, insanın temel amacı genlerini aktarmaktır. Bu yüzden biyolojik olarak eş aramaya ve üremeye programlıyız.
Ama merak etme, evrim bize sadece dürtü vermedi. Aynı zamanda neokorteks (Kaynak) dediğimiz mantık merkezini de verdi. O da sana şunu fısıldar: “Belki de eski sevgiliye sabaha karşı mesaj atmak çok iyi bir fikir değildir.”
Seks ve Uyarılma Kötü Şeyler Değil!
Pek çok insan, uyarıldığını fark ettiği anda suçluluk hissediyor.
Oysa sana ne söylendiyse söylensin, azmak kötü bir şey değildir. Hepimiz bunu yaşarız ve bu, vücudunun düzgün çalıştığının gayet doğal bir göstergesidir.
Yani sertleştiğin ya da ıslandığın için kendini kötü hissediyorsan, biraz rahatla. Utanılacak hiçbir şey yok. Bu sadece insan olmanın bir parçası.
Mitler ve Gerçekler
Konu bedenimiz ve arzularımız olunca, ortalık tam anlamıyla bilgi kirliliğiyle dolu.
Özellikle azgınlığı bastırmaya çalışırken ya da cinsel gerginliği azaltmanın yollarını ararken, doğruyla yanlışı ayırt etmek kafa karıştırıcı olabilir. O yüzden gel, ortalıkta dolaşan bazı efsaneleri net bir şekilde masaya yatıralım.
Mit 1: Mavi toplar (blue balls) hayati tehlike yaratır
Gerçek: “Blue balls”, yani boşalmadan uzun süreli uyarılma sonucu testislerde hissedilen rahatsızlık, gerçek bir durumdur. Ancak kesinlikle hayati tehlikesi yoktur. Can sıkıcı olabilir ama kalıcı hasar bırakmaz.
Mit 2: Herkes sürekli seks yapıyor
Gerçek: İnsanların cinsel istek düzeyi birbirinden çok farklıdır. Dışarıdan bakınca “herkes yapıyor” gibi görünse de bu gerçekçi değildir. Kimsenin temposu seninkiyle aynı olmak zorunda değil.
Mit 3: Erkekler her yedi saniyede bir seks düşünür
Gerçek: Özellikle erkeklerin her yedi saniyede bir seks düşündüğü iddiasını destekleyen hiçbir bilimsel kanıt yoktur.
Bu düşünce sıklığı kişiden kişiye değişir ama bu efsanede anlatıldığı kadar uçuk seviyelerde değildir.
Mit 4: Mastürbasyon kör eder ya da avuç içlerinde tüy çıkarır
Gerçek: İnsanları korkutmak için uydurulmuş eski masallar. Mastürbasyon, pek çok insanın yaptığı doğal bir davranıştır. Ne kör eder ne de elinde saç çıkarır.
Mit 5: Sürekli azgınsan kesin bir sorun vardır
Gerçek: Libido kişiden kişiye büyük ölçüde değişir. Evet, bazı tıbbi durumlarda sürekli uyarılma görülebilir ama sadece yüksek cinsel isteğe sahip olmak, sende bir sorun olduğu anlamına gelmez.
Azmak Kötü Değil, Ama Kontrol Sende
Açık konuşalım: Azgın olmak kötü bir şey değil. Aksine, bedeninin tam da olması gerektiği gibi çalıştığının göstergesi. Ama bu dürtüler zihnini, programını ya da odaklanma yeteneğini ele geçirmeye başladığında, durup “Bir dakika” demek gayet normal.
Bunu ister zihinsel berraklık için yap, ister üretkenliğini artırmak için, isterse eski sevgiline sabaha karşı mesaj atmamak için… Arzularını yönetmeyi öğreniyorsun ve bu ciddi bir güçtür.
O yüzden cinsel isteğin yüzünden kendini suçlama. Sadece ona ne zaman sakinleşmesi gerektiğini öğret.
Azmak iyi bir şeydir, ama yerini bilmelidir. Eğer gerçekten azgınlığı bastırmak istiyorsan, cinsel enerjini daha pozitif ve sana fayda sağlayacak alanlara dönüştürmenin yollarını artık biliyorsun.
Sen bu konuda ne yaşıyorsun? İşine yarayan bir yöntem oldu mu? Yorumlarda konuşalım. Yazıyı faydalı bulduysan paylaşmayı da unutma.





