O odaya keşke gitmeseydim
Artık yaşadığım olayı açıkça anlatmak istiyorum. Ben o işhanında temizlik işi yapıyordum. Kendisi ise mimardı ve yönetim odasının anahtarı da ondadır. O gün beni, anahtarın kendisinde olduğunu bildiğim hâlde odaya çağırdı. Ben bunun nedenini o anda anlayamadım. Odaya girdiğimde bana yaklaşmaya başladı. İlk anda ne olduğunu anlayamadım. Sonrasında davranışlarının normal bir yakınlaşma olmadığını fark ettim. Beni duvara doğru sıkıştırdı. Ben geri çekilmeye çalışırken üzerime sürtünmeye başladı. Ardından belden aşağı kıyafetlerini çıkardı ve bana saldırmaya başladı. Üstelik elimi alıp organına dokundurdu. Ben o anda şoka girdim. Korkudan donup kaldım. Ne yapacağımı, nasıl karşılık vereceğimi bilemedim. Böyle bir şeyin başıma gelebileceğini hiç düşünmemiştim. Çünkü başlangıçta onu güvenilir ve normal biri olarak görmüştüm. Ertesi gün işe gitmedim. 'İşe gelmeyeceğim, maaşımı IBAN'ıma yatırın' diye söyledim. O da hiçbir şey olmamış gibi 'tamam' dedi. Maaşımı yatırdı; hatta anlattığım kadarıyla iki günlük fazla ödeme de yaptı. Fakat yaşananlarla ilgili tek bir açıklama, özür ya da 'iyi misin?' sorusu gelmedi. Ben ise o günden sonra psikolojik olarak çok kötü etkilendim. En çok da şu soruyu kendime sordum: Bir insan, kendisine güvenen bir kadına bunu yapmayı nasıl göze alabilir? Nasıl olur da karşısındaki insanın korktuğunu ve istemediğini görmesine rağmen devam edebilir? Ben o gün yaşadığım şey karşısında donup kaldım. Bunun neden olduğunu sonradan öğrendim: İnsan bazen korktuğunda bağıramaz, itemez, kaçamaz; bedeni adeta kilitlenir. Bunu artık içimde tutmak istemiyorum. Benim yaşadığım şey benim için gerçekti ve çok korkutucuydu. Benzer bir durum yaşayan başka kadınlar varsa, yalnız olmadıklarını bilmelerini istiyorum. Güven vermek başka, o güvene gerçekten layık olmak bambaşka bir şey

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!