Motivasyon

Motivasyon Kaybı mı, Tükenmişlik mi? 5 Net Fark

Motivasyon kaybı mı yaşıyorsun yoksa tükenmişlik mi? Belirtileri, farkları ve bilimsel çözümleri netçe öğren; kendini suçlamayı bırak.

Şunu bir söyleyeyim: “Bugün hiçbir şey yapmak istemiyorum” cümlesi bazen masum bir yorgunluk, bazen de vücudun ve beynin sana gönderdiği ciddi bir sinyal olabiliyor. Ben bu yazıyı hazırlarken ilk aklıma gelen şey şu oldu: Birçok insan motivasyon kaybını “tembellik” sanıyor, tükenmişliği de “biraz dinlenince geçer” diye küçümsüyor.

Oysa işin aslı, ikisi birbirine benziyor gibi dursa da aynı şey değiller. Ve doğru teşhisi koymak (evet, kendine mini bir teşhis koymak) seni gereksiz suçluluktan kurtarıp gerçekten işe yarayan adımlara götürüyor.

Motivasyon kaybı nedir? Belirtileri ve psikolojik nedenleri nelerdir?

Motivasyon kaybı dediğimiz şey, normalde yapmak istediğin işlere veya hedeflere karşı isteğinin azalması; hani şu “içimden gelmiyor” modu var ya… işte o. Bu durumda günlük görevler bir anda Everest gibi görünmeye başlar, erteleme refleksi devreye girer ve daha önce keyif aldığın şeyler bile “eh işte” kıvamına düşebilir.

Düşünsene: Yapılacaklar listene bakıyorsun ve daha ilk maddede beynin “Ben bugün yokum” diye kapıyı çekip gidiyor. Görevlerin büyüklüğü seni bunaltıyor ve hiçbirine başlamak istemiyorsun. Bu tabloya genellikle isteksizlik, apati (duygusal bir durgunluk), konsantrasyon güçlüğü ve genel bir enerji düşüklüğü eşlik ediyor.

Motivasyon kaybının belirtileri: “Ben niye böyleyim?” dedirten işaretler

Motivasyon kaybı yaşadığında, zihnin sanki düşük güç moduna geçer. Bir şeye odaklanmak zorlaşır, küçük bir işe başlamak bile “büyük olay”a dönüşür. Üstelik bu sadece iş değil; bazen hobi, sosyallik, hatta basit günlük rutinlerde bile kendini gösterebilir.

Sponsor

Benim gözümde motivasyon kaybı, arabanın “yakıt göstergesi” gibi: Depo boşalıyorsa, motoru zorlamanın sonucu genellikle daha kötü olur. Peki bu yakıt neden azalıyor?

Motivasyon kaybının psikolojik nedenleri: Tek başına gelmeyi pek sevmez

Motivasyon eksikliği çoğu zaman tek başına ortaya çıkmaz; altında genellikle karşılanmayan bir ihtiyaç, birikmiş stres veya içten içe büyüyen bir duygusal yük olur. Yani “motivasyonum yok” dediğinde, aslında zihnin “başka bir şey eksik” demeye çalışıyor olabilir.

Mesela Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi yaklaşımı şunu söyler: Eğer temel fiziksel ve duygusal ihtiyaçların tam karşılanmıyorsa, yukarıdaki hedeflere motive olman zorlaşır. Açken gurme tarifi izlemek gibi düşün: İzlersin ama kalkıp yapacak enerjiyi bulamazsın.

Bir diğer klasik düşman: stres, aşırı yorgunluk ve tükenmişlik hissi. İnsan kendini bunalmış ya da bitkin hissettiğinde “enerji bulamama” gayet doğal bir sonuç. Zihin sürekli alarm halindeyse, hedeflere koşmak yerine hayatta kalmaya odaklanır.

Daha önemlisi şu: Motivasyon eksikliği bazen ciddi bir ruh sağlığı sorununa da işaret edebilir. Özellikle uzun süreli ve yaygın bir isteksizlik, depresyon gibi bir durumun belirtisi olabilir; kişi hiçbir şeyi yapmaya değer bulmayabilir, eskiden zevk aldığı etkinliklerden uzaklaşabilir ve yoğun enerji kaybı yaşayabilir. Kaygı (anksiyete) tarafında ise “ya başaramazsam?” korkusu hedefe yaklaşmayı zorlaştırır; insan daha başlamadan frene basar.

Bazen mesele korku ya da hastalık da değildir; işin “anlam” kısmı kaybolmuştur. Yaptığın şey sana bir anlam ifade etmiyorsa, motivasyonun düşmesi çok normal. Sonuçta beynin sana şunu sorar: “İyi de bu bize ne kazandıracak?”

Kısacası motivasyon kaybı; stres ve tükenmişlik, depresyon gibi ruhsal bozukluklar, aşırı kaygı veya korkular ya da yaşamda yönelim/amaç eksikliği gibi psikolojik nedenlerle tetiklenebilir. Birkaç faktör bir araya gelince de insan kendini “hiçbir şey yapmak istemiyorum” noktasında bulabilir.

Kaynak: Lack of motivation: Causes and how to get motivated

Kaynak: Missing Your Motivation? Here’s Why | Psychology Today

Zihinsel tükenmişlik (mental burnout) nedir? Belirtileri, süreçleri ve sebepleri nelerdir?

Zihinsel tükenmişlik, yani günlük dilde “burnout”, genellikle uzun süreli stres ve aşırı çalışmanın sonucunda ortaya çıkan derin bir yorgunluk ve motivasyon kaybı hali. Ama burada “yorgunum ya” düzeyi değil; resmen beynin fişi çekmeye yaklaşması gibi düşün. Hani telefon ısınır, pil şişer, uygulamalar donar… işte insan versiyonu.

Sponsor

Amerikan Psikoloji Derneği’nin (APA) tarifine göre tükenmişlik; fiziksel, duygusal ve zihinsel yorgunluğa ek olarak motivasyon azalması, performans düşüşü ve kişinin kendisine/başkalarına karşı olumsuz tutumlar geliştirmesiyle giden bir durum. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise tükenmişliği özellikle iş yaşamından kaynaklanan kronik stresin başarılı şekilde yönetilememesi sonucu oluşan bir sendrom olarak ele alıyor.

WHO’nun çerçevesi üç boyut üzerinden anlatılır: (1) enerji tükenmesi ve sürekli yorgunluk, (2) işe karşı zihinsel uzaklaşma veya iş hakkında negatiflik/cynicism (kötümserlik), (3) profesyonel verimlilikte azalma. Önemli bir not: WHO bunu bir “mesleki fenomen” olarak değerlendirir; yani özellikle iş kaynaklı kronik stresle ilişkilendirir. Ama günlük hayatta “burnout oldum” lafını okul, bakım verme, ebeveynlik gibi iş dışı alanlarda da çok kullanıyoruz.

Kaynak: Burn-out an “occupational phenomenon”: International Classification of Diseases

Belirtileri: Tükenmişlik sadece “yorgunluk” değildir

Zihinsel tükenmişlik yaşayan biri, sürekli bir fiziksel ve zihinsel yorgunluk içinde olur. En temel işaret enerji tükenmesidir: sabahları dinlenmemiş uyanmak, gün boyu bitkin hissetmek, “pilim %3” moduyla dolaşmak… Üstelik bu sadece bedenle kalmaz; duygusal tükenme de eklenir.

Kişi yaptığı işe karşı ilgisini kaybedebilir, amaçsızlık ve umursamazlık (apati) hissi gelişebilir. Performans düşüşü belirgindir: eskiden rahatça yapılan işler artık zor gelir, verimlilik düşer. Duygu durum tarafında ise tahammülsüzlük ve irritabilite (sinirlilik) sık görülür; küçük stresler bile büyük tepkilere yol açabilir.

Tükenmişlik bazen fiziksel belirtilerle de kendini duyurur: uyku ve iştah düzeninde değişiklikler, sık baş ağrıları veya kas ağrıları, mide-bağırsak problemleri gibi psikosomatik şikayetler görülebilir. Uzun süreli stresin kasları germesiyle gerilim tipi baş ağrıları çıkabilir ya da kronik stres bağışıklığı zayıflatıp sık hastalanmaya neden olabilir.

Kaynak: What Is Burnout? 6 Signs and How To Recover

Süreçleri: Bir gecede olmaz, yavaş yavaş gelir

Tükenmişlik genellikle “çat!” diye ortaya çıkmaz; kademeli olarak gelişir. Uzmanların evre evre anlatmasının nedeni bu. Freudenberger ve North’un modelinde 12 evre gibi ayrıntılı bir yapı var; ama günümüzde daha anlaşılır olsun diye çoğu anlatım bunu 5 temel evreye indiriyor.

İlk başta “balayı evresi” vardır: yüksek motivasyon, adanmışlık, hatta biraz “Ben bunu hallederim ya!” coşkusu. Sonra stresin başladığı evre gelir; yorgunluk belirtileri arada bir kendini gösterir ama kişi görmezden gelip devam eder.

Kronik stres evresinde iş ciddileşir: bedensel ve zihinsel yorgunluk belirginleşir, uyku sorunları ve konsantrasyon bozukluğu kronikleşebilir. Ardından alışma/uyuşma evresi gelir; sürekli yorgunluk sanki normalmiş gibi olur, işe karşı duyarsızlaşma artar.

En sonunda tükenme evresi: kişi ciddi biçimde bitkin, umutsuz ve kopuk hisseder; işini ve sorumluluklarını sürdüremeyebilir, sağlık sorunları baş gösterebilir. Bu süreç aylar hatta yıllar alabilir; yani tükenmişlik, uzun süre ihmal edilmiş stresin birikimiyle büyüyen bir şey.

Sebepleri: Yönetilemeyen stresin faturası

Zihinsel tükenmişliğin en büyük sebebi uzun süreli ve yönetilemeyen strestir. İş hayatında yoğun baskı, aşırı iş yükü, uzun çalışma saatleri bunun en bilinen altyapısı. Bir de sınır koyamama meselesi var: iş-özel hayat dengesi bozulduğunda, “7/24 ulaşılabilir” beklentisi insanı adeta içten içe kemirir.

Mükemmeliyetçilik ve kendinden çok yüksek beklentiler de tükenmişliği besler. Çünkü çıta sürekli yukarıdadır ve “yeterli” hissi bir türlü gelmez. İş ortamında kontrol eksikliği (yaptığın iş üzerinde söz sahibi olamamak), takdir eksikliği veya destek yoksunluğu da tatminsizliği artırıp zamanla tükenmişliğe götürebilir.

Üstelik stres sadece işten gelmek zorunda değil. Aile sorunları, maddi sıkıntılar, sağlık problemleri gibi hayat stresörleri de yükü artırarak tükenmişlik riskini yükseltir. Sonuçta kişi önce motivasyon veren amaç ve anlam duygusunu yitirir, sonra fiziksel ve zihinsel açıdan iflas noktasına yaklaşır.

Özetle: Tükenmişlik, kronik stres + aşırı yük + yetersiz dinlenme döngüsünün ürünüdür. Tükenmiş bir kişi sadece yorgun değildir; aynı zamanda işe ve çevresine karşı daha körelmiş, olumsuz (cynical) bir tutum geliştirmiş, verimliliğini kaybetmiş ve ciddi bir motivasyon eksikliği içine girmiştir.

Sponsor

Motivasyon kaybı ile zihinsel tükenmişlik arasındaki farklar nelerdir? Neden karıştırılır?

Şimdi gelelim en kritik soruya: “Ben motivasyonumu mu kaybettim, yoksa tükeniyor muyum?” İkisi benzer belirtiler gösterebilir ama aslında farklı olgular. Ben bunu şöyle düşünüyorum: Motivasyon kaybı bazen kısa süreli bir “sis”, tükenmişlik ise uzun süreli bir “fırtına” gibi.

Kapsam ve bağlam farkı: Nerede yaşanıyor?

Motivasyon kaybı hayatın her alanında ortaya çıkabilir. Öğrenci sınava çalışmak istemez, çalışan dönemsel isteksizlik yaşar, biri hobisine ara verir… Hepsi mümkün. Genellikle belirli bir göreve veya genel yaşam enerjine ilişkin geçici bir düşüş olabilir.

Tükenmişlik ise daha yaygın ve derin bir sendromdur ve çoğunlukla belirli bir bağlama, özellikle iş ortamına bağlı gelişir. Yani burnout çoğu zaman işle ilişkili kronik stresin bir sonucudur ve iş yaşamını ve performansı ciddi etkiler.

Süre ve yoğunluk farkı: Geçici mi, kronik mi?

Motivasyon kaybı çoğu zaman kısa süreli veya dalgalı olabilir. Dinlenme, tatil, koşulların değişmesi gibi şeylerle kişi toparlanabilir. Burnout ise kademeli gelişir ve uzun süreli bir tükenme halidir; “tam tükenmişlik” evresine gelindiyse yalnızca birkaç gün dinlenmek çoğu zaman yetmez.

Belirti profili farkı: Sadece isteksizlik mi, yoksa genel çöküş mü?

Motivasyon kaybında temel belirti istek ve ilgi azlığıdır; kişi işe koyulmakta zorlanır, erteleme davranışı gösterir. Ama her zaman belirgin fiziksel belirtiler eşlik etmeyebilir.

Tükenmişlikte motivasyon kaybı, daha büyük bir çöküşün parçasıdır. Motivasyonsuzluğa ek olarak fiziksel bitkinlik, uyku bozuklukları, sık hastalanma gibi belirtiler; duygusal tükenme ve daha olumsuz bir bakış (cynicism) bir arada görülebilir. Yani tablo daha kapsamlı ve ağırdır.

Neden farkı: Her motivasyonsuzluk “çok çalıştım” demek değildir

Motivasyon kaybının nedenleri geniştir: depresyon, stres, amaç eksikliği, can sıkıntısı, yetersiz uyku… Her zaman aşırı çalışmaya bağlı olmaz. Burnout ise neredeyse daima aşırı stres yükü ve uzun süreli yüklenme sonucunda oluşur; iş-yaşam dengesinin bozulması, dinlenmeden çalışma, duygusal açıdan yıpratıcı koşullar gibi.

Peki neden karıştırılıyor?

Çünkü tükenmişliğin temel belirtilerinden biri zaten motivasyon kaybıdır. Dışarıdan bakınca “motivasyonu yok” gibi görünür. Aynı şekilde sürekli yorgunluk ve umursamazlık hali de iki durumda ortak görülebilir.

Bu yüzden kişi kendini “çok tembelim” diye suçlayabilir ama aslında tükenmiş olabilir. Ya da tükenmiş birisi sadece motivasyonsuz olduğunu sanıp sorunun derinliğini kaçırabilir. Üstelik depresyon gibi durumlar da tabloyu karıştırır: Tükenmişlik depresyona benzer belirtiler gösterebilir ve ikisi bir arada da olabilir.

Sonuç: Motivasyon kaybı bir belirti veya geçici bir durum olabilirken, tükenmişlik daha geniş kapsamlı bir sendromdur. Eğer sürekli yorgun, sürekli isteksiz ve işlevselliğin belirgin şekilde düşmüş haldeysen, burada basit bir motivasyon eksikliğinden fazlası olabilir.

Kaynak: Is it lack of motivation or burnout? – by Noa

Her iki durumda da uygulanabilecek bilimsel temelli çözüm yolları ve önerilen yaklaşımlar

Şimdi “tamam da ne yapacağız?” kısmına geldik. İster motivasyon kaybı olsun ister tükenmişlik, bilimsel olarak desteklenen bazı stratejiler ikisinde de işe yarayabiliyor. Burada kilit nokta şu: Kaynağı mümkün olduğunca anlamaya çalışıp hem psikolojik hem yaşam tarzı tarafında düzenleme yapmak.

Stres yönetimi ve dinlenme: Temel zemin burası

Uzun süreli stres hem motivasyonu öldüren hem tükenmişliğe yol açan ana etmen. O yüzden ilk adım, stresle daha sağlıklı baş etme yöntemleri geliştirmek. Kişisel sınırlar koymak ve iş-yaşam dengesini düzeltmek burada altın değerinde.

Mesela işin çok yoğunsa, mümkünse çalışma saatlerini düzenlemek, iş yükünü dengelemek için konuşmak, gün içinde kısa molalar vermek, hafta sonu gerçekten dinlenmeye alan açmak önemli. Ve evet, klişe ama doğru: Düzenli uyku şart. Uykusuzluk motivasyonu düşürür, tükenmişlik riskini artırır.

Sosyal destek ve iletişim: “Tek başıma halledeceğim” tuzağına dikkat

Motivasyon düşüklüğünde de tükenmişlikte de yalnız olmadığını hissetmek çok önemli. Güvendiğin insanlarla duygularını paylaşmak rahatlatır. Aidiyet duygusunun tükenmişliğe karşı koruyucu olduğu sık vurgulanır; destek ağı olan insanlar zorluklarla daha iyi baş eder.

Sponsor

Bu yüzden aileden, arkadaşlardan, iş arkadaşlarından destek istemek; hislerini anlatmak bazen çözümün ilk adımıdır. İş yerinde imkan varsa çalışan destek programları veya danışmanlık hizmetleri de değerlendirilebilir.

Anlam ve hedefi yeniden değerlendirme: “Ben bunu niye yapıyorum?” sorusu

Motivasyon kaybını toparlamanın güçlü yollarından biri, hedefe anlam katmak. Bana göre motivasyonun yakıtı “neden” sorusunun cevabıdır. Eğer hedefin değerlerinle örtüşmüyorsa veya sana anlamlı gelmiyorsa motivasyonun düşmesi çok normal.

Bu durumda ya hedefi gözden geçirip daha anlamlı bir hedef koymak ya da mevcut işin içinde anlam bulmaya çalışmak işe yarar. Örneğin “spor yapmalıyım” çok genel kalır; ama “daha sağlıklı olup sevdiklerimle daha enerjik vakit geçirmek için haftada 3 gün yürüyüş yapacağım” dediğinde, hedef birden canlanır.

Kaynak: Waiting for motivation to strike? Try rethinking that – Harvard Health

Hedefleri parçalara bölme ve gerçekçi planlama: Büyük işi minik lokmalara ayır

Motivasyon eksikliği ve tükenmişlikte işler gözümüzde devleşebilir. Bu yüzden hedefleri küçük ve yönetilebilir görevlere bölmek çok önerilen bir yaklaşım. Büyük bir projeye bakıp donuyor musun? O zaman projeyi parçala ve mini hedefler koy.

Burada SMART kriterleri iş görür: Specific (açık), Measurable (ölçülebilir), Achievable (ulaşılabilir), Realistic (gerçekçi), Time-bound (zaman sınırlı). Her bitirdiğin küçük adım, beynine “Bak yapabiliyorsun” diye mini bir ödül verir; motivasyonu besler.

Tükenmişlik tarafında ise önceliklendirme daha da kritik. “Bugün mutlaka yapılması gerekenler neler, neler bekleyebilir?” sorusunu sorup işleri sıraya koymak hem stresi azaltır hem kontrol hissini geri getirir.

Kendine bakım ve sağlıklı yaşam tarzı: Zihin tek başına çalışmıyor

Vücudun ve zihnin bir makine gibi sürekli çalışamaz; bakım ister. Araştırmalar egzersizin ruh halini ve motivasyonu olumlu etkilediğini, stresin fiziksel etkilerini azalttığını gösteriyor. Haftada birkaç gün hafif tempolu yürüyüş, yoga ya da sevdiğin bir spor hem enerjiyi yükseltebilir hem de “ben iyiyim” hissini güçlendirebilir.

Gevşeme teknikleri de özellikle tükenmişlikte çok yararlı: meditasyon, derin nefes, progresif kas gevşetme… Zihinsel gerginlik azaldığında, “her şey üstüme geliyor” hissi de yumuşar.

Bir de çevresel düzen var: Çalışma ortamında dikkat dağıtıcıları azaltmak, düzenli ve sakin bir alan yaratmak odaklanmayı kolaylaştırır. Dışarıdan basit gibi durur ama etkisi bazen “kafamın içi de toparlandı” seviyesinde olur. Dengeli beslenme, kafein/alkol dengesine dikkat, mola verip temiz hava almak gibi küçük alışkanlıklar bile motivasyon ve tükenmişlik riskinde fark yaratabilir.

Zihniyet değişimi ve gerekirse profesyonel destek: Motivasyon bazen “başlayınca” gelir

Bazen motivasyonu geri kazanmak için bakış açısını değiştirmek gerekir. “İlham gelsin de başlayayım” beklemek yerine şunu hatırla: Eylem çoğu zaman ilhamdan önce gelir. Küçücük bir adım atmak, bir şeye başlamak, motivasyonu tetikleyebilir.

Ama tüm bu öz bakım ve stratejilere rağmen hâlâ tükenmiş veya tamamen isteksiz hissediyorsan, bir uzmandan destek almak da işin bilimsel ve sağlıklı bir parçasıdır. Özellikle depresyon veya ciddi anksiyete gibi durumlar söz konusuysa, terapi ve gerekirse tıbbi tedaviler motivasyonun geri kazanılmasında önemli olabilir.

Kaynak: Motivation and burnout

Hangi durumlarda profesyonel destek almak gerekir?

Herkesin arada motivasyonu düşer, herkes bazen yorgun olur. Kısa süreli dalgalanmalar genellikle panik sebebi değildir ve yukarıdaki yöntemlerle toparlanabilir. Ama bazı durumlar var ki “alarm zili” gibi düşünmek lazım.

1) Motivasyon kaybı süreklilik kazandıysa

Eğer motivasyonsuzluk haftalardır, aylardır sürüyorsa ve giderek derinleşiyorsa, bu basit bir “üşengeçlik” değildir. Sürekli “hiçbir şey yapmak istemiyorum” noktasındaysan, profesyonel bir değerlendirme çok faydalı olabilir.

Sponsor

2) Ek psikolojik veya fiziksel belirtiler eşlik ediyorsa

Motivasyon eksikliğine şiddetli mutsuzluk, değersizlik hissi, umutsuzluk, yoğun kaygı, ani öfke patlamaları eşlik ediyorsa bir uzmana danışmak gerekir. Özellikle depresyon belirtileri (hiçbir şeyden zevk alamama, sürekli bitkinlik, uyku/iştah değişimleri, ölüm veya intihar düşünceleri) varsa vakit kaybetmeden bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmak önemlidir.

Aynı şekilde sürekli endişe, panik ataklar gibi anksiyete belirtileri veya dikkat sorunları da motivasyon problemini büyütebilir. Doğru tanı ve doğru yaklaşım için profesyonel destek gerçekten fark yaratır.

3) Motivasyon kaybı nörolojik ya da tıbbi bir kaynağa dayanıyor olabilecekse

Bazı nörolojik rahatsızlıklar veya kronik hastalıklar apati ve motivasyonsuzluk yapabilir (örneğin Parkinson, inme sonrası dönem, kronik ağrı sendromları). Böyle bir şüphe varsa doktora görünmek en doğru adım olur.

4) İş yaşamında tükenmişlik belirtileri yoğunsa

İş yerinde uzun süredir verimlilik düşüşü, işe karşı ciddi kayıtsızlık veya nefret, sık devamsızlık, iş arkadaşlarıyla çatışma gibi işlevsellik sorunları yaşıyorsan bu ileri düzey tükenmişliğe işaret edebilir. Tükenmişlik her ne kadar “resmi tıbbi teşhis” gibi ele alınmasa da, psikolog veya psikiyatrist desteği bu tabloyu netleştirmede çok yardımcı olur.

Mayo Clinic gibi kaynaklar da iş tükenmişliği belirtileri devam ediyorsa bir sağlık profesyoneliyle görüşmeyi önerir; çünkü tükenmişlik depresyonla ilişkili olabilir ve doğru yaklaşım gerektirir.

Kaynak: Job burnout: How to spot it and take action – Mayo Clinic

5) Kişisel başa çıkma çabaları yetersiz kalıyorsa

Dinlenme, tatil, egzersiz, konuşma, planlama… Bir sürü şey denedin ama kayda değer iyileşme yoksa, daha fazla tek başına yüklenme. Terapist, danışman veya doktor desteği hem iyileşmeyi hızlandırır hem de “yalnız değilim” hissini güçlendirir.

Özellikle tükenmişlikte profesyonel destek, iyileşme sürecini kısaltabilir ve tekrar etmemesi için kişiye özel stratejiler geliştirmeyi sağlar.

Son söz: motivasyon kaybı kader değil, tükenmişlik de “naz” değil

Benim bu yazıdan çıkardığım en net mesaj şu: Eğer günlük yaşamını ve işlevselliğini belirgin biçimde etkileyen, uzun süren ve seni zihnen aşağı çeken bir durum varsa, bunu küçümseme. Motivasyon kaybı bazen bir belirti, bazen de “içeride bir şeyler yanlış gidiyor” uyarısıdır. Tükenmişlik ise çoğu zaman daha geniş kapsamlı bir sendrom gibi davranır.

Doğru destekle, doğru düzenlemelerle motivasyon geri gelir. Ve evet, tükenmişlik döngüsü de kırılabilir. Kendini suçlamak yerine, “Bende ne eksik?” diye değil “Benim şu an neye ihtiyacım var?” diye sormak daha iyi bir başlangıç.


Sen hangisini yaşıyorsun: motivasyon kaybı mı, tükenmişlik mi? Yorumlara yaz, konuşalım! Yazı işine yaradıysa bir arkadaşına da gönder.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün!